Atıksu Arıtma ile İlgili Sorulan Sorular

Atıksu nedir?

Evsel ve Kentsel atıksu nedir?

Atıksu arıtma nedir?

Atıksu arıtma çeşitleri nelerdir? 

Evsel atıksu arıtma nedir?

Endüstriyel atıksu arıtma nedir?

Atıksu arıtma prosesleri nelerdir?

Atıksu arıtma tesisi işletilmesi nasıl olur?

Atıksu Arıtımının amacı nedir?

Atıksu arıtma tesisi proses adımları nelerdir?


Atık Su: 
Gerek evlerimizde gerek üretiminin belirli bir sürecinde su kullanan sanayi tesislerinde gerekse ticari işletmelerin binalarında kullanıldıktan sonra boşaltılan sulara atık su demekteyiz.

Evsel Atık Sular:

İçeriğinde çıkış noktasına göre birtakım mikroorganizmalar bulunan evsel atık sular, içeriğinde çözünen ve çözünemeyen, organik ve inorganik maddeler barındırırlar. Suyun içerisinde temizlik malzemelerinden, tuvaletlerden, yiyecek ve içeceklerden kaynaklı mikroorganizmalar olabileceği gibi hastalık taşıyan patojen mikroorganizmaları da barındırırlar. Bu suların yer altı ve kaynak sularına karışmaması ve arıtılması tüm dünyada çevrenin korunması ve salgın hastalıklarla ölümlerin yaşanmaması açısından çok önemlidir. Özellikle sindirim sisteminden başlayan hastalıklar suların kirletilmesinden kaynaklanmaktadır. Arıtma işlemi ile sudaki kirlilik değerlerinin olması gereken standartlara çekilmesi gerekir.


Atık Su Arıtma:
Evlerde, konaklama yerlerinde, sanayide veya çeşitli üretimlerde kullanılıp atık su haline dönüşmüş sular fiziksel, kimyasal ve biyolojik birtakım proseslerden geçirilerek arıtılırlar. Atık suyun niteliğine ve içindeki kirlilik yükünün seviyesine göre bu proseslerden biri ya da birden fazlası kullanılabilir. Atık suyun içerisinde kendiliğinden çöken veya yüzen katı maddelerin uzaklaştırılması için fiziksel atık su arıtma tesisi kurulmalıdır. Atık suyun içerisinde organik maddeler çözünmüş ise bu suyun arıtılması için biyolojik atık su arıtma tesisi gereklidir. Atık su içerisinde yüzeyde birikme ve çökme eğilimi göstermeyen maddeler var ise bunların sudan uzaklaştırılması için kimyasal atık su arıtma tesisi kurulmalıdır.
Atık su arıtma tesisi başlı başına bir üretim tesisi gibi özen ve duyarlılık ister. Yapılan işlem atık suyun arıtılması ve yeniden çevreye kazandırılması ile sonuçlanan önemli bir sistemdir. Atık su arıtma tesisi kurarken seçilecek arıtma prosesi, atık su arıtma tesisinin projelendirmesi, resmi onaylarının alınması ve en nihayetinde yapımı işin başlangıç kısmıdır. Daha sonra işletim maliyetleri başlar. Burada işletme giderlerini belirleyen çıkan atık suyun parametlerine uygun bir tesis tasarlanması, arıtma tesisinin yapımında kullanılan ekipman ve imalat kalitesidir. Atık su, ekipmanlarda çürüme benzeri hasar veya bozulmalara sebep olabilir. Seçilen ekipmanların işlem görecek atık suyun türüne ve atıksu arıtma prosesine uygun ve gerekli kalitede tercih edilmesi sonradan ekipman yenileme masraflarının önüne geçecektir. Yapılacak seçimlerde tesise uygun olarak planlanmayan her konu işletme giderlerinin artmasına sebep olabilir.
Betonarme atık su arıtma tesislerinin yanı sıra özellikle evsel atık su arıtma tesislerinde paket arıtma tesisleri tercih edilebilir. Burada kapasite ve suyun niteliği yerine kullanılan fosseptik ve vidanjöre ait giderleri çok kısa zamanda karşılar. Paket arıtma tesisinin sonuna yapılan ek sistemler ile arıtılmış suyun bahçe sulamada kullanılması mümkündür. Paket atık su arıtma tesisleri kesikli proses ile çalıştıklarından elektrik tüketimleri düşüktür. Atık su arıtma tesisi için hangi proses veya proseslerin uygun olacağına dair seçimler yapılırken atık su karakteri, istenen çıkış suyu kalitesi en önemli kriterlerdir.

 
Atık Su Arıtma Çeşitleri:
Atık sular konut ve iş yerlerinden kaynaklanıyorsa, evsel atık su niteliğindedir ve bunları arıtmak için evsel atık su arıtma tesisi kurulur. Eğer atık su bir üretim tesisinin herhangi bir bölümünde kullanılıyor ve bu proses ile temas ediyorsa bu atık sular endüstriyel atık su arıtma tesisinde arıtılır.

 

Evsel Atık Su Arıtma:
Evsel atık su arıtma tesisleri biyolojik arıtmada kullanılır. Betonarme olarak imal edilebileceği gibi tercihe göre saçtan imalat ile paket artık su arıtma tesisi yapmak da mümkündür. Evsel atık suyun içeriğinde askıda katı maddeleri ve uçucu çözünmüş maddelerden oluşan mikroorganizmalar bulunur. Atık suyun arıtıldığı biyolojik arıtma prosesinde bakteriler sudaki mikroroganizmalar ile beslenerek onları sudan ayrıştırırlar.

 

 

Endüstriyel Atıksu Arıtma:
İnorganik su üreten organize sanayi bölgeleri, farklı sektörlerde üretim yapan ve üretime prosesinde su kullanan sanayi tesisleri atıksularının bertaraf edilmesi veya geri kullanılması için kurulan atıksu arıtma tesisleridir. Endüstriyel atıksu arıtma tesisleri her uygulamada farklılıklar gösterir. Bunun ana sebebi her sektörün, her üretim yönteminin çıkacak atıksu miktarının içeriğinde ve hacminde değişiklik göstermesidir. Atıksuyun deşarj edileceği yerin alıcı ortam, şehir kanalizasyonu olması veya geri kazanılması da etkilidir. Bu sebeple atıksu arıtma tesisi tasarım proje safhasında arıtma ünitelerinin boyutları, ekipmanların tercihi her tesiste farklılık gösterir.
 Atıksuyun kapasitesi, kurulacak yerin koşulları, idarenin tercihine göre atıksu arıtma tesisleri paket atıksu arıtma tesisi veya betonarme atıksu arıtma tesisi olabilir. Gerek evsel gerek endüstriyel arıtma için bu durum geçerlidir. Paket atıksu arıtma tesisleri daha çok az su çıkan yerlerde tercih edilir. 
Atıksuyun arıtıldıktan sonra deşarj edildiği ortam alıcı ortam olarak tanımlanan doğal alanlar veya sonunda atıksu arıtma tesisi olan kanalizasyonlar olabilir.

 

 

Atıksu arıtmasında fiziksel kimyasal ve/veya biyolojik arıtma prosesi:
 
- Fiziksel arıtma, atık suyun içindeki yağ ve kaba atıkların kaba veya ince düzenekleriyle uzaklaştırılmasıdır.
- Kimyasal arıtma, atıksuyun koagülant – flokülant ve nötralizasyon proseslerini sağlayan kimyasallarla reaksiyona geçirilmesi ve suyun içindeki kirliliğin çökeltilmesidir.
- Biyolojik arıtma; evsel veya endüstriyel atık sulardaki kirliliklerin çeşitli bakteriler yardımı ile biyolojik olarak parçalanması ve toplanması ile gerçekleşir.
.
Atık Su Arıtma Tesisin İşletilmesi: Atıksu arıtma tesislerinin optimum büyüklükte yapılması işletme kolaylığı ve harcamaları açısından çok önemlidir. Arıtma tesislerinin işletilmesi için gerekli sayıda yetişmiş personelin tesis ile ilgilenmesi hem verimli hem sağlıklı çalıştırılması için önemlidir. Atıksu arıtma tesisinin tamamlanmasının ardından işletmeye alma için tesise su verilmesi ve denemelerinin yapılması, teknik personele tesis ile ilgili eğitim verilmesi gereklidir.
Atıksuyun geldiği süreye göre tesisler gün çerisinde tek vardiya veya 24 saatlik 3 vardiya halinde yetkin personel tarafından işletilmelidir. Yatırım maliyeti yüksek olan bu tesislerin doğru çalıştırılması tesisin ömrünü uzatır ve deşarj edilen suyun kalitesinde bozulmaları engeller. Tesis çalıştırılırken yetkili personelin tek kişi olmaması ve gerektiğinde yerine bırakacağı yedek bir personelin olması işletme açısından önemlidir. Tesis içerisinde arıtma tesisi projeleri, ekipmanların kullanma kılavuzu, iş güvenliği talimatları mutlaka görünür bir yerde hazır bulundurulmalıdır.
Tesisin işletmeye alma öncesinde makinelerin testleri tamamlanmalıdır. Yapılacak deneme işletmesi sırasında atıksu tesise alınır ve sırayla tüm kademelerden geçirilerek tesisin verimliliği test edilir. Sisteme bağlı ekipmanlar, kullanılan kimyasalları verimliliği, çıkan çamurun kalitesine kadar her şey gözden geçirilir.
Atıksu arıtma tesisi devreye alındıktan sonra işletme verimliliği için ölçüm cihazları düzenli olarak kalibre edilmeli; ızgaralar, motorlar, pompalar ve köprülerin düzenli olarak temizlik ve bakımının yapılmalıdır. Bunun yanı sıra yönetmeliklere uygunluk için tesisin muayenelerinin günlük kayıt altına alınması gerekir. Olası elektrik kesintileri için tedbir alınmalı ve oluşacak işletme hataları kayıt altına alınmalıdır.

 

ATIKSU ARITIMI AMACI
 
Atık su arıtımının temel amacı, genel olarak insan ve endüstriyel atıkların insan sağlığına veya doğal çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesine olanak sağlamaktır. Atık su ile yapılan sulama hem bertaraf hem de kullanımdır ve gerçekten de etkili bir atık su bertarafıdır. Bununla birlikte, tarım veya peyzaj sulama veya su ürünleri yetiştiriciliği için kullanılmadan önce, kentsel arıtma tesisi çıkışlarına bir miktar iyileştirme yapılmalıdır. Tarımda kullanılan arıtılmış atık su kalitesinin, toprakda yetiştirilen bitkinin ya da su ürünleri yetiştiriciliğinde ürünün kalite ve performansı üzerinde büyük etkisi vardır. Sulama durumunda, gerekli olan atık su kalitesi, sulanacak ürün veya ürünlere, toprak koşullarına ve kabul edilen atık su dağıtım sistemine bağlı olacaktır. Mahsul kısıtlaması ve sağlık riskini en aza indiren sulama sistemlerinin seçimi ile uygulama öncesi atıksu arıtımının derecesi azaltılabilir. Benzer bir yaklaşım su ürünleri yetiştiriciliği sistemlerinde uygulanabilir değildir ve bu nedenle atıksu arıtımı kalitesinin arttırılması gereklidir.
 
Tarımda atık su kullanımından önce uygulanacak en uygun atıksu arıtımı, hem düşük maliyetle hem de minimum işletme ve bakım gereklilikleriyle kimyasal ve mikrobiyolojik aıtmadır. Mümkün olduğu kadar düşük standart ve basit prosesin benimsenmesi özellikle gelişmekte olan ülkelerde, sadece maliyet açısından değil, aynı zamanda karmaşık sistemlerin güvenilir bir şekilde çalışmasının zorluğunun kabul edilmesi açısından da özellikle istenmektedir. Pek çok yerde, sürekli bir sıkı kalite standardını karşılayan geri kazanılmış bir atık üreten gelişmiş arıtma prosesini tercih etmektense , daha düşük teknolojiyi kullanan bir prosesi tasarlamak daha iyi olacaktır
 
Bununla birlikte, daha yüksek kalitede bir atık suyun gerekli olduğu yerlere ihtiyaç duyulması muhakkaktır bu nedenle çok çeşitli yüksek performans gerektiren atıksu arıtma teknolojilerinin geliştrilmesi gerekmektedir.. Atık su arıtma tesislerinin tasarımı genellikle çevre kirliliğini en azından asgaride önlemek için organik ve askıda katı madde yüklerini azaltma ihtiyacına dayanmaktadır. Patojen giderimi çok nadiren bir amaç olarak düşünülmüştür, ancak tarımdaki atık suların yeniden kullanımı için, bu artık temel kaygılardan biri olmalı ve süreçler buna göre seçilmeli ve tasarlanmalıdır (Hillman 1988). Bitkisel ürünlere, su bitkilerine (makrofitler) ve balıklara toksik veya zararlı olabilecek atıksu bileşenlerinin temizlenmesi teknik olarak mümkündür, ancak ekonomik olarak pahalı bir uygulamadır. Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerdeki atık su arıtma tesislerine ilişkin az sayıda performans verisi mevcuttur ve bunlar, normal olarak, tarımsal kullanımda atık su kalite parametrelerini içermezler..
 
Kentsel atıksu arıtma tesislerinde gözlenen atık su akışlarındaki kısa süreli değişimler günlük bir patern izlemektedir. Su tüketimi sabahın erken saatlerinde genellikle düşüktür. Akışın ilk tepe noktası genellikle sabahın en yoğun olduğu zamanlardaki su kullanımından kaynaklanmakta ve ikinci tepe noktası ise genellikle akşamd saatlerinde olmaktadır. Zirvelerin nispi büyüklüğü ve meydana geldikleri zamanlar ülkeden ülkeye, toplumun büyüklüğü ve kanalizasyonun uzunluğuna göre değişmektedir. Küçük kanalizasyon sistemlerine sahip küçük topluluklar, büyük topluluklara göre ortalama akışa göre daha yüksek bir pik akış oranına sahiptir. Atık suların bir arıtma tesisinden geçmesiyle piklerin büyüklüğü zayıflatılsa da, geri kullanımda suyun depolanma ihtiyacı nedeni ile ek külfet getirmektedir.

 
 

 Klasik Atıksu Arıtma Prosesleri:


Konvansiyonel atık su arıtımı, katı, organik maddeyi ve bazen de atık sudaki besin maddelerini temizlemek için fiziksel, kimyasal ve biyolojik süreçlerin ve işlemlerin birleşiminden oluşur. Arıtma seviyesine göre farklı prosesleri tanımlamak için kullanılan genel terimler, ön arıtma, ikincil arıtma ve ileri atıksu arıtımıdır. Bu proseslerin sonucunda dezenfeksiyon veya ultraviyole genellikle kullanılır.
 
 
A. ÖN ARITMA
 
Ön arıtmanın amacı, kaba atıkların ve çoğunlukla ham atık sularda bulunan diğer büyük malzemelerin çıkarılmasıdır. Bu malzemelerin çıkarılması, sonraki arıtma birimlerinin işletimini ve bakımını kolaylaştırmak için gereklidir. Ön arıtma işlemleri tipik kaba ızgara ve ince ızgaradan ve bu ekipmanlarda tutulan malzemelerin taşıyan konveyör ve sıkıştıran kompaktörlerden oluşur. Kum ve yağ tutucu ünitesinde kum parçacıkları çökeltilerek, yağ partikülleri ise yüzdürülerek sistemden dışarı alınır. tutucularda , Akış ölçüm cihazları ön arıtma ekipmanları arasındadır.
 
B. BİRİNCİL ARITMA
 
Birincil arıtımın amacı, çökeltme ile çökeltilebilir organik ve inorganik katıların giderilmesi ve sıyırma ile yüzer malzemelerin uzaklaştırılmasıdır. Gelen biyokimyasal oksijen talebinin yaklaşık% 25 ila 50'si (BOD5), toplam askıda katıların% 50 ila 70'i (SS) ve yağın ve gresin% 65'i birincil arıtma sırasında çıkarılır. Bazı organik azot, organik fosfor ve katı maddelerle ilişkili ağır metaller de birincil sedimantasyon sırasında çıkarılır, ancak kolloidal ve çözünmüş bileşenler etkilenmez. Birincil sedimantasyon birimlerinden çıkan atık birincil atık olarak adlandırılır.
 
Pek çok sanayileşmiş, gelişmiş ülkede birincil arıtma, atık su prosesi için gerekli minimum ön arıtma seviyesidir. Atık su, insanlar tarafından tüketilmeyen mahsulleri sulamak veya meyve bahçeleri, üzüm bağları ve bazı işlenmiş gıda bitkilerini sulamak için kullanılıyorsa yeterli proses olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, suyun depolanması sırasında meydana gelebilecek rahatsızlık durumlarını önlemek için, ikincil arıtmaya muhakkak ihtiyaç vardır.
 
Birincil çökeltme tankları tipik olarak 3 ila 5 m derinliğinde, 2 ila 3 saat arasında hidrolik bekleme süresi ile yuvarlak veya dikdörtgen şeklinde havuzlardır. Çöken katı maddeler dip sıyırıcılar ile sıyrılarak çamur susuzlaştırma ünitesine pompalanır, Yüzeydeki köpük ve diğer maddeler yüzey sıyırıcısı ile köpük tankına toplanır buradan pompa ile uzaklaştırılır.
 
Büyük arıtma tesislerinde çamur çoğunlukla anaerobik sindirim yoluyla biyolojik olarak işlenir. Sindirim sürecinde, anaerobik ve fakültatif bakteri, çamur içindeki organik maddeyi metabolize eder böylece nihai bertaraf gerektiren hacim azalır, çamurun stabil hale gelmesi ve susuzlaştırma özelliklerinin iyileştirilmesi kolaylaşır. Sindirim, genellikle 7 ila 14 m derinliğinde, kapalı tanklarda (anaerobik çürütücü) gerçekleştirilir. Bir sindiricide kalma süresi, yüksek hızlı çürütücüler (iyi karıştırılmış ve ısıtılmış) için en az 10 gün, standart çürütücülerde az 60 güne kadar değişebilir. Sindirim sırasında yaklaşık% 60 ila% 65 metan içeren gaz üretilir ve bir enerji kaynağı olarak geri kazanılabilir. Küçük kanalizasyon arıtma tesislerinde, çamur, aerobik sindirim, çamur lagünlerinde depolama, çamur kurutma yataklarına doğrudan uygulama, proses içi depolama (stabilizasyon havuzlarında olduğu gibi) uygulaması dahil olmak üzere çeşitli şekillerde işlenir.
 
C. İKİNCİL ARITMA
 
İkincil işlemin amacı, artık organiklerin ve askıda katı maddelerin uzaklaştırılması için birincil arıtmadan çıkan atık su arıtımının daha da arıtılmasıdır. Çoğu durumda, ikincil tedavi birincil tedaviyi takip eder ve aerobik biyolojik arıtma prosesleri kullanarak biyolojik olarak çözünebilen çözünmüş ve kolloidal organik maddenin ayrılmasını içerir. Aerobik biyolojik arıtma , atık suyun içindeki organik maddeyi metabolize eden aerobik mikroorganizmalar (esas olarak bakteriler) ile oksijen varlığında gerçekleştirilir, böylece daha fazla mikroorganizmalar ve inorganik son ürünler (temel olarak CO2, NH3 ve H2O) üretilir. Çeşitli aerobik biyolojik süreçler, birincil olarak, mikroorganizmalara oksijenin verildiği ve organizmaların organik maddeyi metabolize ettiği oranda farklı olan ikincil arıtma için kullanılır.
 
Yüksek teknolojili sistemler nispeten küçük reaktör hacimleri ve yüksek konsantrasyonlarda mikroorganizmalar ile karakterize edilir. Sonuç olarak, iyi kontrol edilen ortam nedeniyle yüksek hızlı sistemlerde yeni organizmaların büyüme oranı daha fazladır. Mikroorganizmalar arıtılmış ikincil atık su üretmek için tortulaşma ile arıtılmış atık sudan ayrılmalıdır. Sekonder arıtıcılar olarak adlandırılan ikincil arıtmada kullanılan sedimantasyon tankları, daha önce tarif edilen birincil arıtıcılarla aynı temel şekilde çalışır. İkincil çökeltme sırasında çıkan çamur da işlemek için birincil çamurla birleştirilir.
 
Yüksek teknolojili sistemler, aktif çamur süreçlerini, damlatmalı filtreleri veya biyofiltrelerini, oksidasyon kanallarını ve dönen biyolojik kontaktörleri (RBC) içerir. Bu işlemlerden ikisinin bir kombinasyonu (örn., Biyofiltre ve ardından aktif çamur), endüstriyel kaynaklardan yüksek konsantrasyonda organik madde içeren belediye atıksuyunun arıtılmasında kullanılır.
 
C. İLERİ ARITMA
 
İleri atıksu arıtımı, ikincil arıtma ile giderilemeyen özel atık su bileşenlerinin çıkarılması gerektiğinde kullanılır. Azot, fosfor, ilave askıda katı maddeler, ateşe dayanıklı organik maddeler, ağır metaller ve çözünmüş katıların giderilmesi için bireysel işlem süreçleri gereklidir. İleri arıtma da genellikle yüksek oranlı ikincil arıtmayı takip ettiğinden, bazen üçüncül arıtma olarak adlandırılır. Bununla birlikte, ileri arıtma süreçleri bazen birincil veya ikincil arıtma ile birlikte kullanılır.
 
Aktif çamur işleminin adaptasyonu genellikle nitrojen ve fosforun giderilmesinde kullanılır ve bu yaklaşımın bir örneği 1982'de British Columbia, Kanada'da devreye alınan arıtma tesisidir Kabul edilen Bardenpho Sürecinde Birincil arıtıcılardan gelen akışkan, fiziksel olarak beş bölüme ve bölme tarafından beş bölgeye ayrılan biyolojik reaktöre akar. Sırasıyla, bu bölgeler şunlardır: (i) anaerobik fermantasyon bölgesi (çok düşük çözünmüş oksijen seviyeleri ve nitratların yokluğu ile karakterize edilir); (ii) anoksik bölge (düşük çözünmüş oksijen seviyeleri, ancak mevcut nitratlar); (iii) aerobik bölge (havalandırılmış); (iv) ikincil anoksik bölge; ve (v) son havalandırma bölgesi. Birinci bölgenin işlevi, düşük oksidasyon-indirgeme koşulları altında strese sokarak fosfor gideriminden sorumlu bakteriler grubunu şartlandırmaktır, bu da bakterilerin hücrelerinde fosfor dengesinin açığa çıkmasına neden olur. Havalandırma bölgelerinde yeterli miktarda oksijen ve fosforun daha sonra maruz kalması durumunda, bu hücreler normal metabolik gereksinimlerinin çok üzerinde fosforları hızla biriktirir. Fosfor, atık aktif çamur ile sistemden uzaklaştırılır.
 
Atıksu daki azotun çoğu, amonyak formundadır ve bu, neredeyse değişmeden ilk iki bölgeden geçer. Üçüncü aerobik zonda, çamur yaşı neredeyse tamamen nitrifikasyonun gerçekleşeceği şekildedir ve amonyak azotu nitritlere ve daha sonra nitratlara dönüştürülür. Nitrat bakımından zengin karışım daha sonra aerobik bölgeden ilk anoksik bölgeye geri döndürülür. Burada, çözünmüş oksijenin yokluğunda geri dönüştürülmüş nitratların, hidrojen donörleri olarak etkili organik karbon bileşiklerini kullanarak, bakteriler tarafından azot gazına indirildiği, denitrifikasyon meydana gelir. Azot gazı sadece atmosfere kaçar. İkinci anoksik bölgede, geri dönüştürülmemiş olan nitratlar, bakterilerin endojen solunumu ile azalır. Son yeniden havalandırma bölgesinde, daha sonra denitrifikasyonun önlenmesi için çözünmüş oksijen seviyeleri tekrar yükseltilir.
 
Bu tesis üzerindeki çalışmalarda , iyi fosfor giderimi elde etmek için anaerobik fermantasyon bölgesine uçucu yağ asitlerinin eklenmesinin önemini ortaya koymuştur. Bu temel kısa zincirli organikler (esas olarak asetatlar), birincil çamurun bir yoğunlaştırıcıda kontrollü fermantasyonu ile üretilir ve biyolojik reaktörün başlangıcına geri beslenir. Bu geri besleme akışı olmadan, geleneksel aktif çamur tesislerinde fosfor giderimi artmaz.. Bu gelişmiş biyolojik atıksu arıtma tesisi, geleneksel bir aktif çamur tesisinden çok daha ucuza mal olsa da, buna rağmen, önemli ölçüde yatırım gerektirmiştir. Dahası, sürecin karmaşıklığı ve tutarlı sonuçlar elde etmek için gerekli olan tecrübe isteyen işletme ihtiyacı, bu prosesi gelişmekte olan ülkeler için uygun hale getirmemektedir.
 
Bir çok durumda geri kazanılan suya veya kalıntı bileşenlere halkın maruz kalma riski yüksektir, arıtmanın amacı, insanın enterik virüslere ve diğer patojenlere maruz kalma olasılığını en aza indirmektir. Virüslerin etkili şekilde dezenfekte edilmesinin, suda asılı ve kolloidal katılar tarafından engellendiğine inanılmaktadır, bu nedenle de bu katılar, dezenfeksiyon aşamasından önce gelişmiş işlemle çıkarılmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri'nde sıklıkla belirtilen arıtma proses sırası ikincil arıtma, ardından kimyasal pıhtılaşma, çökeltme, filtrasyon ve dezenfeksiyon. Bu arıtma seviyesinin, saptanabilir virüslerden arınmış bir atık su üreteceği varsayılmaktadır. Yakın Doğu ülkelerinde ileri arıtmayı benimseme eğilimi, hızlı-yerçekimli kum filtrasyonundan önce ve sonra klorlama olarak ortaya çıkmaktadır.. Bu diziden sonra son bir ozonlama da tercih edilebilmektedir.
 
D. DEZENFEKSİYON
 
Dezenfeksiyon normal olarak bir klor temas havuzunun başlangıcında bir klor çözeltisinin enjeksiyonunu içerir. Klor dozajı atık suyun ve diğer faktörlerin gücüne bağlıdır, ancak 5 ila 15 mg / l'lik dozajlar yaygındır. Ozon ve ultra violet (uv) ışınlama dezenfeksiyon için de kullanılabilir, ancak bu dezenfeksiyon yöntemleri ortak kullanımda değildir. Klor temas havuzları genellikle yaklaşık 30 dakikalık bir temas süresi sağlayacak şekilde tasarlanan kısa devre oluşumunu engellemek için bölmeli dikdörtgen kanallardır. Bununla birlikte, gelişmiş atık su arıtma gereksinimlerini karşılamak için, geri kazanılan atık suyun özel sulama kullanımı için bazen 120 dakikalık bir klor temas süresi gerekebilir. Klor ve diğer dezenfektanların bakterisid etkileri pH, temas süresi, organik içerik ve atık su sıcaklığına bağlıdır.